Borsa endeksi geçen hafta %3.13 düştü. Endeksin 15000 sınırını zorlama aşamasında satışlar geldi. Son iki haftadır agresif yükselen Bankacılık endeksi buna etki etmişti. Ancak XBANK geçen hafta %5 düşüşle endekse baskı yaptı. Bunda TCMB Başkanı Karahan’ın Londra yaptığı sunumda sıkılaşmanın devam edeceğine yönelik verdiği mesajlar etki etti. Bununla birlikte Dünya borsalarındaki satış baskısı, MSCI’ın artık uyarı sınırını aşan mesajları, Borsada son zamanlarda yoğunlaşan hissedar satışları baskıya eşlik eden diğer unsurlar.

Enflasyon Verisi Piyasalarda Yeni Bir Hikaye Olacak mı?
Kısa vadede piyasalar için Cuma günü gelecek TÜFE verisi kırılma özelliği taşıyor. Beklentiler genel olarak %1 seviyesinin altına doğru yakınsadı. Bir süre öncesinde %1.5 seviyelerindeydi. Ancak petrol fiyatlarındaki sert düşüş beklentileri etkiledi. Cuma günü gelecek veri %1 seviyesinin altında olursa ve çekirdek enflasyon verisinde de gerileme ikna edici olursa, başta Bankacılık endeksi ve GYO olmak üzere genel bir olumlu hava olması muhtemel.
Aslında 2025 Haziran ayında TÜFE aylık %1.37 olmuştu. Bu seviyenin altında gelecek her virde yıllık TÜFE’de düşüş göreceğiz. Ancak bununla bitmiyor. Diğer yandan 2025 yılı Temmuz, Ağustos, Eylül ve Ekim aylarında TÜFE %2 ve üzeri gelmişti. Yani eğer dezenflasyonist etkilerin başladığı bir veri görürsek, piyasalar gelecek bir iki ay içinde düşük enflasyon beklentisine girecektir. Geçen yılın verilerine göre bu yıllık TÜFE’de gelecek 2-3 ayda hızlı bir düşüş anlamına gelecek. Bu nedenle Cuma günkü veri düşük gelir ve alt kalemlerinde yapısal bir enflasyon düşüşü konusunda ikna edici olursa, hisse senedi piyasalarında TCMB’ye yönelik beklentiler görmek mümkün. Bu durum ise Borsa için ılımlı olacaktır.
Bununla birlikte tam tersi yönde beklenti üzeri ve %2’ye yakın bir veri Borsa için oldukça kötü olur. Ayrıca piyasaların artık sabrı kalmadı. Eğer Haziran ayına gelmemize rağmen halen %2’ye yakın aylık enflasyonlarla uğraşıyor olursak muhtemelen 2026 yılının ikinci yarısını kaybederiz. Böyle bir senaryoda 17000 Endeks seviyeleri hayal olur. Hatta 13000 ve altı senaryolar masaya gelir.
Borsa’nın Tek Derdi Enflasyon Değil
Bildiğiniz gibi MSCI geçen hafta açıklama yaptı. Kasım ayına kadar, Borsadaki fiili dolaşım, sahiplik, şeffaflık ve yapay fiyat oluşumu gibi konularda somut adımlar olmazsa Türk Borsası için gözden geçirme süreci başlatacağını açıkladı. Yani bunun anlamı MSCI Türk Borsasını Gelişen Piyasalarından (EM: Emerging Markets) çıkarabilir ve Frontier market dediğimiz bir alt piyasaya alabilir.
Bu önemli. Çünkü EM piyasası büyüklüğü 13 trilyon dolar. Frontier piyasa büyüklüğü ise 200 milyar dolar. Bu kadar büyük sınıftan küçük bir sınıfa düşmek Türk Piyasaları için büyük bir tehlike. Bunun etkisi büyük olur.
Bakın Endonezya Jakarta Endeksi yılbaşından bu yana %32 düştü. Bu düşüşün başlangıcı tam da MSCI’ın Endonezya’ya yönelik sert uyarılarının ardından geldi. MSCI Endonezya piyasasının bilgi akış kriterini artıdan eksiye düşürdü. Ve yine Kasım ayına kadar süre verdi. Aksi taktirde notunu düşürüp EM piyasasından çıkaracağını söyledi. Yabancı yatırımcılar bu yarıdan sonra piyasayı terk etmeye başladı. Statü düşürme korkusu tüm yatırımcıları korkuttu. Bununla birlikte Endonezya para birimi Ruppi, ABD doları karşısında değer kaybetti ve bu piyasaları iyice bozdu. MSCI’ın öne sürdüğü nedenler, Türk piyasaları için aynı.

Sonuç olarak, bunun etkisi sadece hisse senedi piyasasında olmuyor. Öncelikle kötü etiket yiyorsun. Küresel sermaye akışları kesiliyor. Para birimin değer kaybediyor. Aslında bu çok önemli çünkü bir süredir Döviz riski konusu sıkça gündemde. Böyle bir olay döviz riskini artıracaktır. MSCI veya diğer fonlardan çıkışın yanında, aynı zamanda yıllardır sabit kalmış yabancı fonların çıkışına neden oluyor. Ekonomin yavaşlıyor ve Ülke küresel pazarda tercih edilmeyen bir noktaya ilerliyor. Yani sadece Borsa endeksinin düşmesi ile bitmiyor.
Türk Borsası 40 yaşında. Bu borsada ben ve benim gibi pek çok kişinin emeği var. Türk Borsası Türk halkınındır. Bu kadar değeri piyasamızın bu kadar ucuz sebeplerle kaybedilmesi çok üzücü olur. Otoritelerimizin gerekli adımları Kasım ayından önce atacağından şüphem yok. Bu konudaki gelişmeleri takip edeceğiz.
Son olarak bu konu ile ilgili ekonomi yazarlığı konusunda yılların birikimi olan ve büyük emek sahibi Abdurrahman Yıldırım‘ın son yazısını okumanızı tavsiye ederim. Daha somut veriler sunuyor kendisi. Tıklayın.
Bilanço Düzlüğüne Giriyoruz
30 Haziran ile 2Ç bitecek ve 6 aylık bilanço beklentileri fiyatlanmaya başlayacak. Bunu Temmuz ayının ortasından itibaren hissetmeye başlarız. Bu dönemde daha çok hisse bazlı hareketler ön plana çıkacaktır. ABD-İran gelişmeleri tekrar sertleşmez ve petrol yine aşırı yükselmezse Temmuz daha çok hisse bazlı bilanço hareketleri ile geçecektir.
Buna paralel, Petrokimya sektöründe güçlü 2Ç beklentileri mevcut. TUPRS’da zaten Nisan ve Mayıs ürün marjları çok yüksek geçti. Haziran marjları ay sonunda gelecek. Ancak geçen yıl 2Ç’ye göre ciddi yüksek marjlar olacağı şimdiden belli demek mümkün. Hissenin uzun zamandır baskı altında kalmasının ardından bilanço beklentisine yönelik yukarı tepki dönemi muhtemel. Yine SASA güçlü sonuçlar getirebilir. Ancak burada borç rakamında keskin düşüş olup olmayacağı daha önemli olacak. Diğer yandan paya dönüşen tahviller kafa karışıklığı yaratıyor. Yine AKSA içinde güçlü bir 2Ç beklenir. Hisse son zamanlarda dirençli bir seyir gösteriyor.
Havacılık sektörü sezon olarak daha iyi bir sezonda ancak İran etkisi önemli olacak. Araştırma raporları THY’nin düşük bir zararla bu dönemi atlattığını yazıyor. En çok THYAO ve TAVHL öne çıkan sonuçlar.
Otomotiv sektöründe maliyet baskıları takip etmeye devam. TOASO en fazla öne çıkan bilanço beklentisine sahip. Kapasite artışı ve Stelantis etkisi bunda büyük. Yine 3 aylık dönemde sürpriz sonuç açıklayan KARSN merak konusu. Özellikle satış performansındaki sıçramanın yanında borç seviyesinde düşüş olması önemli olacak. FROTO maliyet baskısını hissettiren ancak kontrollü sonuçlarla öne çıkabilir. DOAS için aşırı şişmiş stokların seyri önemli olacak.
Demir Çelik sektörü ilginç durumda. Demir çelik üretimi geçen yıla göre artmış durumda. Ancak kar marjları halen düşük seviyelerde bulunuyor. Yani cirolarda dirençli seyir olup, net kar tarafında yine zayıf görünüm olacak gibi.
Bankalarda 1Ç’e kıyasla daha kötü ve 2Ç sonuçları sürpriz değil. Ancak TÜFE verisi iyi gelirse zayıf bilançoları piyasa göz ardı edecektir.
Sigorta, Leasing ve Factoring sektöründe yine iyi beklentiler var. Yeme içme sektörü yine güçlü nakit akışı bekleniyor. Nakit akış tarafında MGROS BIMAS yine iyi beklentilere sahip. GYO’larda kira geliri daha yoğun olan şirketler öne çıkacaktır.
Çimentolarda 1Ç sert iklim koşulları olumsuz etkilemişti. Bu çeyrek daha ılımlı sonuçlar beklenmekte. Ancak fiyatları etkileyecek ölçüde olacak mı göreceğiz.
Bu konuda detaylı incelemeler yapacağız.
Ons Altın
Dolar endeksinin 100.50 seviyesini geçmesi ve Doların küresel piyasalarda güçlenmesi geçen haftanın en önemli hareketi. Fed’e yönelik faiz artırım beklentileri yükseliyor. Bu Dolar endeksini yükseltiyor. Bu da Ons Altın üzerinde baskı yapıyor. Altın yatırımcısı için bu hafta Euro Bölgesi TÜFE verisi ve ABD istihdam verisi önemli olacak. Teknik olarak Ons 3900 desteğine yakın noktaya geldi ve Cuma günü tepki verdi. Bu tepki güçlü olmayacaktır. Yukarıdaki gelişmeler önemli. Ancak tepki olursa 4200-4250 seviyesini bekleriz. Altın için 3900 çok önemli destek. Bu seviyenin altı ilginç olacaktır.
Kişisel görüşüm Altındaki ana hareketin olduğu ve bu yılın Şubat ayında bittiği yönünde. Altın için önümüzdeki uzun vadede 3500-4000 arasında dengeye oturmuş dalgalı bir seyir beklentim var. Elbette gelişmeleri her zaman takip edip görüşlerinizi güncellemelisiniz.

İçeride TÜFE, Dışarıda ABD İstihdam
Önümüzde hafta her şeyden önce ABD-İran Barış gelişmelerini izleyeceğiz. Hafta sonu yine çatışmalar oldu. Bu gelişmelerin petrol fiyatları üzerindeki etkisi önemli olacak.
İçeride en önemli gündem Cuma günü TÜFE verisi olacak. Bununla birlikte Pazartesi ekonomik güven endeksi, Çarşamba günü İSO PMI verisi olacak. Ayrıca Bankacılık, Otomotiv gibi sektörel veriler olacak.
Dışarıda ise Perşembe günü ABD Tarımdışı istihdam önemli bir veri. Ayrıca Pazartesi günü EuroBölgesi Güven endeksi ve Fed Dallas İmalat PMI verisi olacak. Yine aynı gün Lagarde konuşacak. Salı günü Almanya, İtalya ve Fransa’da TÜFE verileri var. Ayrıca ABD Chicago PMI verisi de olacak. Bununla birlikte Çarşamba günü Euro Bölgesi TÜFE verisi önemli. Ayrıca aynı gün ABD ve Euro ülkelerinde PMI verileri olacak. Perşembe günü ABD Tarımdışı istihdam verisini alacağız. Son olarak Cuma günü ABD piyasaları kapalı.
BORSA EĞİTİM
Borsa Eğitimlerim sadece Borfin Eğitim portalında vardır.
BENCE BİR ŞEKİLDE KENDİNİZİ EĞİTİN. MESELA İSTER KİTAP OKUYUN İSTER EĞİTİMLER ALIN. EĞER KENDİNİZİ EĞİTİRSENİZ KENDİ ÖZGÜRLÜĞÜNÜZÜ ELDE EDER VE BAŞKALARININ KARARLARI İLE DEĞİL KENDİ KARARLARINIZ İLE HAREKET EDERSİNİZ. BORSA İÇİN EĞİTİME ZAMAN AYIRIN. Eğer Eğitim bulamıyorsanız benim eğitimlerim için görseli tıklayabilirsiniz.

YASAL UYARI
Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, kişilerin risk ve getiri tercihleri dikkate alınarak kişiye özel sunulmaktadır. Burada yer alan ve hiçbir şekilde yönlendirici nitelikte olmayan içerik, yorum ve tavsiyeler ise genel niteliktedir. Bu tavsiyeler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.

